Polatlı İlçesi

Polatlı

Polatlı

2000 yılı genel sayımı sonuçlarına göre İlçe merkez nüfusu 79.992, Temelli Beldesi nüfusu 9.424, köyler nüfusu 27.235 ve ilçe toplam nüfusu 116.651 dir.

Sayım sonuçlarına göre ilçe merkez nüfusunda düzenli bir artış, köyler nüfusunda ise önceki yıllarda azalış, son sayımda bir artış görülmektedir. İlçenin toplam nüfusunda son on yılda % 15 civarında bir artış meydana gelmiştir.

Konunun genel bir analizi yapılmamış olmakla birlikte, ilçede köyden şehir merkezine, buradan da dış merkezlere göç yaşanmaktadır. Şehir merkezi aynı zamanda dışarıdan göç almaktadır. Sonuçta şehir merkezinde ülke geneline göre yüksek sayılabilecek bir artış, köyler nüfusunda ülke genel eğilimine paralel bir azalış meydana gelmektedir.

Polatlı ilçesinin ekonomisi tarih boyunca tarım ağırlıklı olagelmiştir.

İlçe merkezinde kentsel ekonomik faaliyetlerin ve buna bağlı olarak sanayiinin ve hizmet sektörünün gelişimi Ankara-İstanbul demiryolunun 1892 yılında Polatlı’dan geçmesi ile başlamıştır.

Bugün Polatlı İlçesinin ekonomisi büyük ölçüde tarıma, giderek gerileme eğilimi gösteren hayvancılığa, sanayi faaliyetlerine, ticarete, memurluk ve işçiliğe dayanmaktadır.

İlçe merkezine ulaşım karayolu ve demiryolu ile sağlanmaktadır. Polatlı kuzey doğu istikametinde 75 km yolla Ankara İl Merkezine, batı istikametinde 60 km yolla Sivrihisar İlçesine bağlanmaktadır.

Kuzeyde bulunan Ayaş İlçesine uzaklık 71 km, güney doğuda bulunan Haymana ilçesine uzaklık 51 km ve güneyde bulunan Yunak İlçesine uzaklık 172 km dir.

Ankara – Polatlı arasında (87) km.lik demiryolu, Ankara – Eskişehir arasında ise (168) km.lik demiryolu vardır.

Polatlı coğrafi konum olarak Türkiye’nin İç Anadolu Bölgesinde, 39 derece 35 dakika kuzey enlemi ile, 32 derece 08 dakika doğu boylamının kesiştiği noktada yer almaktadır.

İlçe merkezinin deniz seviyesinden yüksekliği 850 metre İlçenin toplam yüzölçümü 3789 km² dir.

İlçe Ankara İl merkezinin batısında ve bu ile bağlı Beypazarı, Ayaş, Sincan, Yenimahalle, Gölbaşı ve Haymana İlçeleri, Konya iline bağlı Yunak ve Çeltik İlçeleri ile Eskişehir İline bağlı Günyüzü ve Mihallıççık İlçeleri ile çevrilidir.

Polatlı İlçesinde insan yerleşiminin bilinen en eski tarihi M.Ö.3000 yıllarına kadar dayanmaktadır. Yassıhöyük köyünde bulunan antik Gordion Şehrinde M.Ö.3000 yıllarında yerleşim olduğu bilinmektedir.

Bölgede yaşayan belli başlı uygarlıklar sırasıyla, Hitit, Frigya, Lidya, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı uygarlıklarıdır.

Polatlı ilçe merkezinin bugünkü yerleşimi 1860 yılında Sivritepe mevki Menteşe Mahallesinde ve Zafer Mahallesinde oluşmuştur. Yerleşimin asıl gelişimi Ankara-İstanbul demiryolunun 1892 yılında buradan geçmesiyle gerçekleşmiştir.

Kurtuluş Savaşının en önemli olaylarından biri olan Sakarya Meydan Muharebesi Polatlı toprakları üzerinde meydana gelmiştir. Atatürk’ün Sakarya Meydan Savaşını yönettiği karargah Alagöz köyünde, attan düşerek yaralandığı yer İnler köyündedir. Bu savaşın önemli coğrafi mevkileri olan Duatepe, Beştepe ve Kartaltepe de Polatlı sınırlarındadır.

Polatlı 1 Ağustos 1926 tarihinde 877 sayılı kanunla ilçe olmuştur.

İlçe merkezinde Kültür Bakanlığına ait bir Halk Kütüphanesi ve Belediye Başkanlığına ait bir kültür merkezi faaliyet göstermektedir. Özel şahıslara ait (10) basım evi mevcuttur.

İlçede kültürel ve turistik potansiyel yüksek olmakla birlikte bu alandaki hareketlilik zayıftır. En önemli ilgi noktası Yassıhöyük köyünde bulunan Gordion Antik Şehri ve Kral Midas’ ın Mezarıdır. Burada ayrıca bir müze bulunmaktadır. İlçemizin çeşitli bölgelerinde, kurtuluş savaşına sahne olmuş önemli tarihi ilgi noktaları mevcuttur. Bu ilgi noktalarında son yıllarda çeşitli anıtsal eserler meydana getirilmeye başlanmıştır. Merkezde “ Sakarya Şehitleri Anıtı”, Alagöz Köyünde “ Karargah Müzesi”, Duatepe’ de “Duatepe Anıtı” ve İnler Köyünde “Gazi Tepe Anıtı” yapılmıştır.

İlçede sportif imkanlar yönünden üç önemli tesis bulunmaktadır. Bunlar Şehir Stadyumu, Kapalı Spor Salonu ve toprak zeminli futbol sahasıdır. Bunların dışında Belediye Başkanlığınca 2002 yılı içerisinde Mehmet Akif Mahallesinde bir spor kompleksi yapılarak semt sahası olarak hizmete sokulmuştur. Spor alanında yeterli yaygınlık ve aktivite yoktur.

2001 yılında ilki gerçekleştirilen Gordion Şenliklerinin gelenekselleştirilerek her yıl uygulanması planlanmıştır. Bunun dışında Sakarya Savaşının kazanıldığı gün olan 13 Eylül’ de her yıl Sakarya Zaferi kutlama etkinlikleri düzenlenmektedir.

www.polatli.bel.tr Polatlı Belediyesi

www.polatli.gov.tr Polatlı Kaymakamlığı

Pursaklar İlçesi

Pursaklar

Pursaklar

Pursaklar, Ankara ile Çubuk arasında yer alan köylerin en eskilerinden biridir. Pursaklar isminin geçtiği en eski tarihi vesika, 1530 yılında Osmanlı Devleti tarafından hazırlatılan tapu tahrir defterinde “Busaklar” olarak yer almaktadır.

Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü tarafından 438 numaralı muhasebe-i Vilayet-i Anadolu defteri ismi ile 1993 yılında 2 cilt olarak yayınlanmıştır. Yayınlanan bu defterde iki Busaklar (Pursaklar) kaydı bulunmaktadır. Bunlardan biri köy olarak geçmekte ve o tarihte Çubuk kazasına bağlı olduğu görülmektedir. Busaklar ismini defterin iki yerinde kaydı olması köyün yarısının tımar, diğer yarısının ise vakıf arazisi olarak ayrılmasından kaynaklanmaktadır.

Busaklar’ın Coğrafi olarak bugün “eskiköy” diye tabir edilen yerde kurulu olduğunu biliyoruz. 1966 yılında Pursaklar eskiköy muhitinde meydana gelen bir heyelan yüzünden Devletin yardımı ile planlı olarak inşa edilen ve çoraklık mevkii de tabir edilen şimdiki yerine taşınmıştır. Pursaklar’ın son yerleşim alanı burası olmuştur.

Yukarıdaki kayıtların dışında köyün tarihçesiyle ilgili olarak büyüklerimizin anlattığı bazı rivayetler vardır. Bu rivayetlerin başında şimdiki Pursaklar’ın Kavacık Memba suyunun kenarında kurulu olduğu, Çubuk ovası kenarında bulunan bu köyün eşkıya ve baskısı zulmünden dolayı bugün “Eskiköy” tabir edilen yere bundan 150-200 sene önce (kesin tarihi belli değil) taşındığı söylenmektedir. Bu rivayetin gerçeğe dayandığını, yukarıda zikrettiğimiz tapu tahrrir defterinde “Kavacık” isminde bir köyün de kayıtlı olmasından anlıyoruz.

Pursaklar’ın 20. yüzyılın başlarında 30-40 haneli bir köy olduğu Balkan Savaşı, 1. Dünya Savaşı ve İstiklal Savaşına 44 asker gönderdiği bunlardan sadece 4 tanesinin sağ döndüğü yaşayan büyüklerimiz tarafından anlatılmaktadır.

1970 yılı başından itibaren Pursaklar’ın çevre İl ve İlçelerden gelen vatandaşlarla nüfusu hızla artmış, 1987 yılında Belediye teşkilatına kavuşarak Belde sıfatını almıştır.

2008 yılında ilçe olmuştur.

 www.pursaklar.bel.tr Pursaklar Belediyesi

www.pursaklar.gov.tr Pursaklar Kaymakamlığı

Sincan İlçesi

Sincan

Sincan

Sincan’ın Ankara’ya uzaklığı 27 km. dir. Sincan çevresinde yapılan bazı kazılarda Selçuklulara ait eserlerin bulunması XI. Yüzyılda Sincan ve çevresinde yerleşim olduğuna dair önemli ip uçları vermektedir. İstanbul-Bağdat tren yolu 1892 Sincan köyden geçmiştir. 1926 Devlet Demir Yolları arşivlerinde Hattın devamında 8-10 hanelik bir köy, hatta yakın olan bir de cami var.şeklinde yazılmaktadır. 30.11.1983 tarih ve 2963 Sayılı Yasa ile Sincan İlçe haline dönüştürülmüştür .Bakanlar Kurulu’nun 08.03.1988 gün ve 88/12721 sayılı kararı ile Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içine alınmıştır.

Sincan ilçesi, 86.262 hektar yüzölçümüne sahip olup, yüksek sıradağlardan uzakta, doğudan batıya doğru eğimi azalan bir ova görünümündedir. Ovanın çevresinde en yüksek nokta 1.248 metre ile Meşe doruğudur. İlçenin kuzeyinde Belören dağı (1.150 m) güneyinde Alıçdoruk tepesi (900 m) bulunur.

İlçede hüküm süren iklim karasal iklimdir. Bitki örtüsü Bozkır’dır. Bozkırı tüm karakteristik özellikleriyle “Mürted (Akıncı)” ovasında görmek mümkündür. Sincan’ı çevreleyen akarsular Susuz gölü, Ankara çayı ve Ova çayı’dır.

Sincan ilçesinde kuzeye doğru gidildikçe iklim sertleşir. Bölge sulak bir arazide
olduğu için tarımda özellikle sebzecilikte önemli bir Pazar payına sahiptir.

Sincan’da bulunan mahalleler şunlardır:

Atatürk, Fatih, Gaziosmanpaşa, İstasyon, Maraşal Çakmak, Pınarbaşı, Plevne, Tandoğan, Ulubatlı Hasan, Yunus Emre, Ahievran, Andiçen, Ertuğrulgazi, Malazgirt, Osmanlı, Selçuklu, Törekent, Mevlana, Gökçek, Akşemsettin, Anayurt, Çiçektepe, Esenler, Osmaniye, Polatlar, Saraycık, Tatlar, Yeniçimşit, Yenipeçenek, Akçaören, Çoğlu, İlyakut, Mülk, İncirlik, Yenikayı, Yenikent-Atatürk, Yenikent-Maraşal Çakmak, Menderes, Adalet, Cumhuriyet, Hürriyet, Erkeksu, Temelli-Atatürk, Temelli-
Cumhuriyet, İstiklal, Temelli-Hürriyet, Alagöz, Alcı, Bacı, Beyobası, Çokören, Girmeç, Hisarlıkaya, Malıköy, Türkobası, Ücret, Yenihisar.

Sincan’ın Ankara’ya çok yakın olması, nüfusunun çok hızlı artması nedeniyle Ankara Belediyesi’yle birleşmiş konuma gelmiştir. 18603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Büyükşehir Belediyesi’nin yönetimi hakkındaki 3030 Sayılı Kanunun kapsamına giren Ankara Büyükşehir Belediyesi imkânlarından Sincan’ın da yararlandırılması düşüncesiyle Sincan Belediyesi Meclisi 12.06.1987 tarihinde İçişleri Bakanlığı’na başvurulması hususunda karar almıştır. Daha sonra 8 Mart 1988 tarih ve 88/12721 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Ankara Büyükşehir Belediyesine dahil edilmiştir.

Sincan’ın komşu ilçeleri Ayaş, Etimesgut, Polatlı, Gölbaşı ve Yenimahalle’dir.

www.sincan.gov.tr SincanKaymakamlığı

www.sincan.bel.tr Sincan Belediyesi

Şereflikoçhisar İlçesi

ŞEREFLİKOÇHİSAR

Şereflikoçhisar

Ankara Şereflikoçhisar ilçesi, Tuz Gölü’nün kuzeydoğusunda bulunur. Ankara ilinin en uzak ilçelerinden olan Şereflikoçhisar, Tuz Gölü ile Hirfanlı barajı arasında bulunmaktadır. Kuzeyinde Bâlâ, doğusunda kendisinden koparılarak ilçe yapılan Evren, Sarıyahşi ve Ağaçören, batısında Tuz Gölü ve Kulu ilçeleri ile çevrilidir.

İlçede hüküm süren iklim İç Anadolu’nun bariz iklimi olan sert step iklimidir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve karlıdır. Yağış şartlarının yetersizliği sebebiyle ilçede hakim bitki örtüsü step, yani bozkırdır. Tepelik alanlar üzerinde yer yer meşe ormanı artıklarına rastlanır. İlçenin en önemli akarsuyu Ortaköy ilçesi sınırlarındaki Ekecik dağının batısından kaynağını alan ve Tuz Gölü”ne dökülen Peçenek çayıdır. 

Ülkemizin ikinci büyük tabiî gölü olan Tuz Gölü, Şereflikoçhisar ilçesini batıdan ve güneyden çevirir. Havzasına düşen yağışın azlığı, buharlaşmanın şiddetli oluşu ve gölün derinliğinin az olması sebebiyle yazın suları buharlaşarak yerinde kalın bir tuz tabakası kalan gölde mutfak tuzu karakterinde tuz elde edilir. Yıllık tuz üretimi bakımından ülkemizin en önemli kaynağı olan Tuz Gölü, Türkiye tuz üretiminin yüzde 60′ını gerçekleştirir. Üretilen tuzun bir bölümü Şereflikoçhisar’daki fabrikalarda işlenerek, bir bölümü de işlenmeden Türkiye’nin dört bir yanına gönderilir.

SOSYAL YAŞAM

Kırsal yerleşim ünitelerinde  modern yapı tekniği  sürmektedir. Yaklaşık 15.000 civarında yurtdışında işçinin çalışıyor olması İlçede kısmı bir yükselişi, sosyal yaşantıda kentsel bazı değişikliklere yol açtığından kerpiç yapılaşma yerini  modern yapılaşmaya bırakmıştır. Geleneksel olarak yurtdışında çalışan işçilerimizin ağırlıklı olarak binalara yatırım yapmaları sonucu İlçe merkezinde ihtiyaç fazlası konut üretilmiştir. Bu durum kiraların düşmesine yol açmıştır. Kısaca İlçemizde konut sıkıntısı yoktur. Bu durum İlçemizde memur lojmanları, Toplu konut idaresi tarafından yaptırılan 550 konut projesi kapsamında Emniyet Askeriye ve özellikle Şereflikoçhisarlı olmayan devlet memurları için bir kolaylık sağlamaktadır.
İlçe genelinde metropolit  bir yaşantı vardır. Çeşitli sosyal hareketlilikleriyle büyük şehirlere özgü bir sosyal yaşantı görülür.

TARIM VE HAYVANCILIK

Şereflikoçhisar ilçesinin ekonomik faaliyetlerinin başında tarım ve hayvancılık gelmektedir. Sırasıyla buğday,arpa,nohut,mercimek,ayçiçeği ve şekerpancarı en çok ekilenler arasında dır. Ekilebilir arazi miktarı 100.000 hektar civarında olup,sulanabilir arazi çok azdır. Gübre kullanımına dayalı makineli tarım yaygındır. Ekilebilir alanların sulamaya yönelik yatırımlar az olduğu için tarımda verimlilik tamamen iklim şartlarına bağlıdır.

SANAYİ DURUMU

İlçe sanayisinin ağırlığı tuz üretimi ve işletmeleri teşkil etmektedir. Tekel İşletmeleri Genel Müdürlüğüne ait havuzlama sistemi ile tuz üretilen Kayacık Tuzlası ile tabii halde tuz üretilen Kaldırım Tuzlası da 2001 yılı itibariyle üretilen ham tuz miktarı 896.952.059 tondur. Her iki tuzlada yaklaşık 428 kişi çalışmaktadır. Rafine tuz üretimi amacıyla kurulan fabrika ve müteahhit firma ile idare arasında çıkan anlaşmazlık nedeniyle üretime sokulmamıştır.

Şu anda İlçede 35 tane ham tuz imalathanesi mevcuttur. 1986 yılında yapımına başlanan toplam 5 milyar 120 milyon proje tutarı, 250 işyeri,sosyal tesisli ve çıraklık okulu da bulunan Küçük Sanayi Sitemiz 1991 yılında bitmesi gerekirken alt yapı eksikliği nedeniyle 1994 yılında tamamlanmıştır. 2002 yılı itibarı ile halen 250 faal işyeri ve bu işyerinde 200 kişi çalışmaktadır.

ŞEREFLİKOÇHİSAR İSMİNİN MENŞEİ

Tarihçi Merhum İ. Hakkı Konyalı tarafından yazılan ve 1970 yılında Şereflikoçhisar belediyesi tarafından bastırılan “Şereflikoçhisar Tarihi” adlı esere göre, Osmanlı dönemi yazmalarında adı”Koşhisar” olarak yazılan Şereflikoçhisar’ın bu ismi “çift kale” anlamına gelmektedir. Zamanla söylene söylene Koçhisar şeklini almıştır. Cumhuriyet döneminde adının başına bir zafer tacı gibi oturtulan “Şerefli” unvanını ise Konyalı’ya göre burada oturan “Şerefli” aşiretinden almıştır. Bununla beraber bu unvanın Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Balkan, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşında çoksayıda şehit vermesi sebebiyle özel bir kanunla verildiği de söylenmektedir.

 http://www.sereflikochisar-bld.gov.tr/

http://sereflikochisar.gov.tr/site/index.asp

http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eerefliko%C3%A7hisar,_Ankara

Mogan Gölü – Gölbaşı

Mogan Gölü veya yerel adıyla “Gölbaşı”, Ankara’nın 20 km güneyinde Gölbaşı ilçesinde bir göldür. Uzunluğu 4 km, genişliği 1,25 km’dir. Alüvyon birikiminin arkasında oluşmuştur, gölün suyu hafif tuzludur. Eymir Gölü ile bağlantılıdır.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından yaptırılan Mogan Gölü Çevresi Rekreasryon Alanı, Gölbaşı İlçe sınırları içerisinde yer alan Mogan Gölü kıyısında toplam 601.879 m ‘lik alana kurulmuştur.

Bu alanın “Doğa Parkı” olarak ayrılmış olan 203.650 m2′lik kısım da nesli tükenmekte olan kuşlar, kuluçka ve yavrulama mevsiminde konaklamaktadır. Bu nedenle alanda Kuş Gözlem evleri yapılmış, yaya olarak ulaşım sağlamak amacıyla karadan 130 km uzunluğunda ahşap yürüme yolu inşa edilmiştir. (Yürüme yolu kuluçka döneminde kapatılmaktadır.) 398.229 m2′lik geriye kalan alan üzerinde ise günü birlik tesislerinde bulunduğu Rekreasyon Alan düzenlemeleri yapılmıştır.

Mogan Gölü

Peyzaj alanları yaklaşık 22.000 m2 ağaç dikilen alan, 27.500 m2 çalı dikilen alan, 196.500 m2 çim ve çayırlık alan, 5000 m2 mevsimlik çiçek dikilen alan olmak üzere toplam 250. 100 m2 dir.

Peyzaj Yapısal Düzenleme Alanları içerisinde,

-Araç Yolları, Kıyı Yolları, Y aya Yolları,
-Otoparklar,
-Meydanlar,
-Açık Spor Alanları,
-Çocuk Oyun Alanları,
-İskeleler,
-Piknik Alanları,
-At Maneji,
-Babycar ve Minicar Pisti, toplam 130.435 m2′lik alan üzerine kurulmuştur.

Rekreasyon Alanı içerisinde ki binaların toplam alanı ise 16.708 m2 dir. Rekreasyon Alanı içerisinde;

-Nikah Salonu,
-Amfi Tiyatro Binası,
-Piknik Alanları,
-Büfeler,
-Kafeterya Binaları, Göl Kafeteryaları ve Göl Seyir Terası,
-Açık Basketbol, Voleybol, Mini Futbol Sahası, Tenis Sahası,
-Spor Merkez Binası, Bisiklet Merkez Binası, Kaykay -Paten Binası, Binicilik Merkez Binası, Kayıkhane Binası,
-Evcil Hayvanlar İçin Kümes Binası,
-Deniz Feneri(25 m),
-Araştırma Merkez Binası(açık-kapalı sergi alanları),
-Oyun Grupları(7 adet)
-Su Oyun Havuzları,
-İdari Binalar, WC’ ler,
-Otopark Alanı(2000 araç kapasiteli) yer almaktadır.

Yenimahalle İlçesi

Ankara Yenimahalle İlçesi

Yenimahalle’nin şehir merkezine uzaklığı 5 km’dir. Kent Merkezinde yeralan Yenimahalle’nin tarihini vurgulayan eserler arasında Selçuklu Hükümdarı Alaaddin Keykubat tarafından 1222 yılında eski Bağdat Ticaret yolunun geçtiği Ankara Çayı üzerinde yaptırılan Akköprü sayılabilir. Tarihi özelliğini hala korumakta olan Köprü, 4 büyük, 3 küçük olmak üzere 7 kemerden oluşmuştur.

Yenimahalle

Tarih

Yenimahalle, 1946-1949 yıllarında ilin imarı ile özellikle o devrin Ankara Belediye Başkanı Ragıp Tüzün tarafından Ankara’nın yakın yerleşim alanı olarak planlanmış ve 1950 yıllarında dar gelirli işçi ve memur vatandaşları konut sahibi yapmak gayesi ile ikişer katlı olarak kurulmaya başlanmış, bugünkü gibi hızlı bir gelişme gösteren Yenimahalle, 1 Eylül 1957 tarihinde ilçe merkezi haline getirilmiştir.

Coğrafya

Yenimahalle, şehir merkezi haricinde engebeli bir arazide kurulmuştur. Denizden yüksekliği 830 metredir. İlçenin yüzölçümü 359 km²’dir.

Komşu illerden gelen Çubuk Çayı, Hatip Çayı ve İncesu Deresi, ilçenin Akköprü Mevkiinde birleştikten sonra Çiftlik, Güvercinlik ve Etimesgut’tan geçerek Sincan Osmaniye Köyü yakınında Akıncı Ovasından gelen Ova Çayı ile birleşerek Ankara Çayı adını alır ve Sakarya Irmağının büyük bir kolu olarak Polatlı sınırlarına girer.

 Nüfus

Yıllara göre ilçe nüfus verileri
Yıllar Merkez Köyler Toplam
2009 636.591 0 636.591
2007 614.778 0 614.778
2000 534.109 19.235 553.344
1997 487.019 12.408 499.427
1990 343.951 7.485 351.436
1985 360.573    
1980 270.016    
1975 198.643    
1970 133.347    
1965 86.222    
1960 67.636    

İdari Durum

Yenimahalle, Ankara’nın 15 merkez ilçesinden biri olup, 1957 yılında kurulmuştur. İlçede 1 Belediye Başkanlığı ve 64 mahalle bulunmaktadır. Köylerin yarısı arazi ve yerleşim durumu itibariyle ova üzerindedir. Diğer yarısı engebeli arazi üzerine kurulmuştur.

İlçenin yerleşim durumu planlı ve düzenlidir. Demetevler ve gecekondu bölgelerinin altyapı durumu normal düzeye ulaşmıştır ancak bazı imar ve altyapı işlemleri devam etmektedir.

Sosyal Durum

İlçenin Ümitköy-Çayyolu-Konutkent bölgesinde daha çok üst veya orta-üst gelir grubu aileler, Batıkent ve Demetevler, Yenimahalle merkez bölgesinde orta-üst gelir grubu aileler, Şentepe, Karşıyaka ve Yahyalar bölgelerinde ise genel olarak orta gelir grubuna mensup aileler yaşamaktadır.

Günümüzde ilçe merkezi topoğrafik yapısı nedeniyle Ragıp Tüzün ve İvedik caddeleri boyunca ekonomik faaliyetlerin oluşmasına izin vermektedir. Kamu kurumlarının da bu iki cadde boyunca yapılmış olması ilçe merkezinde kendine özgü bir ekonomik yapının oluşmasına neden olmuştur.

Ekonomik Durum

İlçenin şehir kesiminde oturanların çoğunluğu memur ve işçilerdir. Son yıllarda hızlı bir gelişme gösteren ilçe sınırları içerisinde ticaret ile uğraşanlar çoğalmıştır.

İlçe topraklarının tarıma elverişli olması nedeniyle, köylerde halk tarım ile uğraşmaktadır.

Son yıllarda Ankara İli’nin yeni yerleşim alanı olarak ön sıralara geçen ilçedeki, özellikle E-5 Devlet Karayolu çevresinde yerleşim alanları ve sanayi ağırlık kazanmaktadır. Batıkent yerleşim alanı, Aselsan ile tüzel ve özel kişilere ait fabrikaları ve özellikle Macun Mahallesi sınırları içerisinde kurulan Sanayi ve Ticaret Merkezi (OSTİM) ile İvedik Organize Sanayi Bölgesi ve GİMAT bulunmaktadır.

İlçenin 42.600 hektar arazisi olup, bunun 14.488 hektarında tarım yapılmaktadır. Esas tarım çeşidi tarla ziraati olup, sırasıyla buğday, arpa, mercimek, patates, ayçiçeği ile ünü yurtçapında duyulan kavun ekilmektedir. Yine sulu arazide sebze ziraatı yapılır. Özellikle son yıllarda tuzlanmaya karşı ciddi önlemler alınmaktadır.

İlçede Binası Bulunan Önemli Kamu Kurumları

MİT Müsteşarlığı
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü MERNİS
Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar Gen. Müd.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Yayın Dairesi Başkanlığı
Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü
Tarım İşletmeleri Gn. Müdürlüğü
Toprak Mahsulleri Ofisi Gn. Müdürlüğü.
Türk Patent Enstitüsü

Tarihi ve Turistik Yerler

İlçenin tarihini vurgulayan eserler arasında Bizans döneminde yaptırılmış,Selçuklu hükümdarı 1.Alaaddin Keykubat döneminde onarılmış Bağdat Ticari Yolu ile Ankara Çayı üzerinde bulunan Akköprü, Yenimahalle’nin Varlık Mahallesinin İstanbul Devlet Asfaltının kenarında olup, 4 büyük, 3 küçük olmak üzere 7 kemerden oluşmuştur ve tarihi özelliğini korumaktadır.

Atatürk Orman Çiftliği

Atatürk tarafından parası bizzat ödenmek kaydı ile 5 Mayıs 1925 tarihinde kurulan Atatürk Orman Çiftliği ilçe sınırları içerisinde olup, halka dinlenme ve örnek çalışmaları ile hizmetini sürdürmektedir.

Ankara Hayvanat Bahçesi

Ankara Hayvanat bahçesi, Atatürk Orman Çiftliği içerisindedir. Atatürk’ün direktifi ile 29 Ekim 1940 yılında hizmete açılmıştır. Kuruluş amacı, halka yerli ve yabancı hayvan çeşitlerini tanıtmak ve özelliklerini öğretmek, hayvan ve doğa sevgisini aşılamaktır. Bugün 178 çeşit hayvan barındırmaktadır. Yılda ortalama 1 milyon insan tarafından ziyaret edilmektedir.

75. yıl Ankara Hipodromu

1988 yılında yapılan ve hizmete giren 75. Yıl Ankara Hipodromu, 1.383.282 m² alan üzerine kurulmuş olup, tribün binası, zemin ve 4 kattan oluşmaktadır. Tribün binasında 8 adet yürüyen merdiven, 6 adet asansör, numaralı localar, seyir terasları, Cumhurbaşkanı ve kordiplomatik locası vardır. 6.400′ü ayakta, 2.300′ü oturan olmak üzere 8.700 seyirci kapasitelidir.

Yenimahalle Kaymakamlığı
Yenimahalle Belediyesi

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Yenimahalle,_Ankara

Yenimahalle’de Kaldırım Çalışması

Yenimahalle Belediyesinin Pek Çok Bölgesindeki Kaldırımlar Kilit Taşıyla Döşeniyor

Yenimahalle Belediyesinin pek çok bölgesindeki kaldırımlar kilit taşıyla döşeniyor. Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, göreve geldikleri günden bu yana ilçedeki mahallelerinin önemli bir kısmında kaldırım eksikliği gördüklerini söyledi.

Sorunun çözümü için belediyenin kendi fabrikasında kaldırım taşı ürettiklerini kaydeden Yaşar, ‘Şu anda sokaklara döşediğimiz kilit taşlarını kendimiz üretiyoruz. Bu önemli bir şey. Geçen sene 50 bin metrekare bordür ve tretuar döşedik. Bu sene sonuna kadar 90 bin metrekare taş döşeyeceğiz’ dedi. Kilit taşının beton kum karışımı bir taş olduğunu dile getiren Yaşar, piyasada çok rağbet gören ve her yerde kullanılan taşın dayanma ömrünün de uzun olduğunu ifade etti. Yaşar, sökülüp tekrar döşenmesi kolay olması nedeniyle kilit taşının alt yapı çalışmasının yapıldığı noktalarda da kolaylık sağladığını belirtti.

- ‘BÜYÜKŞEHİR’İN BÖLGEMİZDE EKSİKLİĞİ VAR’-

Yetki olarak Ankara Büyükşehir Belediyesinin ana caddelerdeki, ilçe belediyelerinin ise ara sokaklardaki kaldırımları döşemesi gerektiğini kaydeden Yaşar, ‘Ama ne yazık ki Büyükşehir’in bizim bölgemizde çok büyük bir eksikliği var. Gerek Çayyolu’nda gerek Batıkent’te gerekse diğer semtlerimizde çok eksikliği var. Büyükşehir’in yetişmediği çok mağdur olan yerlere biz yetişmeye çalışıyoruz’ diye konuştu.

İskana açılmış tüm bölgelerde kaldırım sorununu çözmeyi hedeflediklerini dile getiren Yaşar, bunun için uğraş verdiklerini söyledi.

Yeni kaldırımların döşenmesine 1 Haziran itibarıyla Beştepeler Mahallesi’nden başladıklarını anlatan Yaşar, ‘Bütün kaldırımlarını yeniliyoruz. Mahallenin asfaltını, parklarını yeniliyoruz. Bir tane de sağlık ocağı yaptık. 1-1,5 ay içerisinde hiçbir sorunlu mahallemiz kalmayacak’ dedi.

Yaşar, Çayyolu ve Batıkent’te de kaldırım yenileme çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.

Kilit taşının yanı sıra bazı yerlerde andezit taşı da kullandıklarını belirten Yaşar, kaldırımlarının düzgün olmasının şehirlerin kimliğini yükselttiğini vurguladı.

- ENGELLİLER DE DÜŞÜNÜLDÜ-

Kaldırımları ‘sağlam insana göre yapılsın’ düşüncesiyle döşemediklerini ifade eden Yaşar, sözlerini şöyle tamamladı: ‘Özürlü vatandaşlarımızı da düşünüyoruz. Özürlülerin de haklarını dikkate alarak döşüyoruz. Sokak bitiminde köşeler olur. O köşeleri kırıyoruz. Özürlüler bir anda görmüyor mesela. Sıkıntı yaratıyor. Onların gelişi, inişi, çıkışı… Bunu Avrupa standartlarında ne ise o şekilde döşettiriyoruz. Bu sene bölgemizin önemli bir kısmındaki kaldırım ihtiyacını kesinlikle bitireceğiz.’

(EÇ-TNÇ) – ANKARA  (Anadolu Ajansı)

ANITKABİR

Anıtkabir

anıtkabir

ANITKABİR’İN YAPIMININ KISA TARİHÇESİ                                                  

 

Ulu Önder Atatürk, Türk milletinin bağımsız ve milli egemenliğe dayanan demokratik bir devlet anlayışı içinde yaşaması için yürüttüğü mücadelesinde, milleti ile bütünleşerek başarıya ulaşmıştır.

Türk yurdunu işgal eden düşmana karşı, vatanın bağımsızlık ve bütünlüğünü milletin azim ve kararının kurtaracağını çok sevdiği milletine aşılayan Atatürk, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ ni kurmayı başarmış, Türkiye Cumhuriyeti’ ni çağdaş uygarlığa götüren yenileşme yolunda Türk Milletine layık inkılapları gerçekleştirmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti’ nin kuruluşunun 15 nci yılında hastalığı ağırlaşarak, 10 Kasım 1938 ‘ de Dolmabahçe Sarayı’ nda ebediyete intikal etmiştir. Atatürk kendisi için bir mezar yaptırmadığı gibi, gömüleceği yer içinde vasiyette bulunmamıştı.

1923 yılında bir sohbet sırasında Atatürk; “Elbet birgün öleceğim, beni Çankaya’ ya gömer, hatıramı yaşatırsınız” demiş ve “Beni milletim nereye isterse oraya gömsün. Fakat benim hatıralarımın yaşayacağı yer Çankaya olacaktır” diye eklemiştir.

Türk Ulusunun Atatürk’e karşı duyulan büyük saygı ve minnettarlığının bir ifadesi olan Anıtkabir, Türkiye Cumhuriyeti’ nin en anlamlı eseridir.

Atatürk’ün, 10 Kasım 1938′de ebediyete intikal etmesinden sonra, dönemin hükümeti tarafından oluşturulan bir komisyon, Anıtkabir’in yerinin seçilmesi için görevlendirildi. Bu komisyon çalışmaları sonunda, oy çokluğu ile 906 rakımlı Rasattepe’de Anıtkabir’in yapılmasına karar verdi. Aynı komisyon tarafından 1 Mart 1941 tarihinde uluslararası bir yarışma açıldı. Bu yarışmayaTürkiye, Almanya, İtalya, Avusturya, İsviçre, Fransa ve Çekoslovakya’dan toplam 47 proje katıldı. Bu projelerden 3 tanesi komisyon tarafından ödüle layık görüldü. Proje yarışma şartları gereğince birinciyi seçme hakkı hükümete verilmişti. Milli konuyu daha başarılı ifade etmesi ve projenin araziye uygunluğu sebebiyle, Türk mimarlar Prof. Emin ONAT ve Doç. Orhan ARDA’nın projesinin Anıtmezar olarak yapılmasına karar verildi. 9 Ekim 1944 tarihinde Anıtkabir’in yapımına başlandı. Inşaat 4 aşamalı olarak 9 yıllık bir sürede 1953 yılında tamamlandı. 10 Kasım 1953 tarihinde ise, Atatürk’ün naaşı, 1938 yılından beri, 15 yıl süreyle muhafaza edildiği geçici kabri olan Etnografya Müzesi’nden alınarak, büyük bir törenle ebedi istirahatgâhı olan Anıtkabir’e defnedildi. Anıtkabir 750 bin m2‘lik bir alan üzerine kurulu olup bu alanın yaklaşık 120 bin m2‘lik kısmı Anıt Bloğu, geri kalan kısmı ise Barış Parkı’dır.

KADIN HEYKEL GRUBU 

Anıtkabir için yapılan heykel ve kabartmaların konuları, kurtuluş savaşı ve Cumhuriyet tarihimizden ve Atatürk’ ün hayatından seçilmiştir.

İstiklâl Kulesi’nin önünde, ulusal kıyafetler giymiş üç kadından oluşan bir heykel grubu vardır. Bu kadınlardan kenarlardaki ikisi yere kadar uzanan kalın bir çelenk tutmaktadır. Başak demetlerinin meydana getirdiği çelenk bereketli yurdumuzu temsil etmektedir. Soldaki kadın, ileri uzattığı elindeki kapla Atatürk’e Tanrı’dan rahmet dilemekte, ortadaki kadın eliyle yüzünü kapamış ağlamaktadır. Bu üçlü grup, Türk kadınlarının Atatürk’ün ölümünün derin acısı içinde bile gururlu, ağır başlı ve azimli oluşunu dile getirmektedir. Heykel grubu Hüseyin ÖZKAN’ın eseridir.

     

ERKEK HEYKEL GRUBU 

 

Hürriyet Kulesi’nin önünde üç erkekten oluşan heykel grubu vardır. Sağdaki erkek başında miğferi ve kalın kaputu ile Türk askerini , onun yanındaki elinde kitabı ile Türk gençliğini ve aydın insanını, biraz gerisindeki ise yerel kıyafeti ile Türk köylüsünü temsil etmektedir. Heykellerin yüzünde derin acı ile Türk Milleti’nin kendine özgü ağırbaşlılığı ve yüksek irade gücü dile getirilmiştir. Heykel grubu Hüseyin OZKAN’ın eseridir.

 

ASLANLI YOL

Ziyaretçileri, Atatürk’ün huzuruna hazırlamak için yapılmış olan 262 metre uzunluğundaki yolun iki yanında oturmuş pozisyonda 24 tane aslan heykeli bulunmaktadır. Atatürk’ün Türk ve Anadolu tarihine verdiği önem sebebiyle, Türk mitolojisinde güç ve kuweti temsil eden ve Anadolu’da uygarlık kuran Hititlerin sanat üslubu ile yapılan aslan heykelleri, kuwet ve sükûneti temsil etmektedir. Heykeller Hüseyin ÖZKAN’ın eseridir. Aslanlı Yol’un iki yanı çiçekler ve ardıç ağaçlarıyla süslüdür. Yol traverten taşlar ile döşelidir. Yolun sonunda Türk bayrağının ve daha ileride Çankaya’nın görünmesi Atatürk’ün yüce katına gidiş bakımından çok anlamlıdır.

 Anitkabir13.jpg (65220 bytes)

TÖREN MEYDANI 

 

Aslanlı Yol sonunda yer alan 15 bin kişi kapasiteli Tören Meydanı 129×84,5 metre boyutlarındadır. Bu alanın zemini; siyah, kırmızı, sari ve beyaz renkte traverten taşlardan oluşan 373 adet halı ve kilim deseniyle bezenmiştir.

BAYRAK DİREĞİ 

 

Anıtkabir’in Çankaya yönündeki 28 basamaklı Tören Meydanı’na giriş merdivenlerinin ortasında, yüksek bir direk üzerinde Türk bayrağı dalgalanır. Amerika’da özel olarak yapılan 33 metre 53 santim  yüksekliğindeki ve 4850 kg. ağırlığındaki bu direk 1953′te, Avrupa’daki çelik bayrak direklerinin en yükseğidir. Direğin 4 metresi kaidenin altında yer almaktadır. Amerika’da yaşayan Türk asıllı Amerikan vatandaşı Nazmi CEMAL tarafından, kendi bayrak direği fabrikasında imal edilerek 1946 yılında Anıtkabir’e hediye edilmiştir.

MOZOLE 

 

Anıtkabir’in en önemli bölümü olan Mozole’ye çıkan 42 basamaklı merdivenlerin ortasında “Hitabet Kürsüsü” yer almaktadır. Mermer kürsünün cephesi dairesel geometrik motiflerle süslü olup, ortasında Atatürk’ün “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir.” sözü yazılıdır. Kürsü Kenan YONTUÇ’un eseridir. Mozole 72x52x17 metre boyutlarında uzunca dikdörtgen bir plan üzerine kurulmuş olup, önde ve arkada sekiz, yan cephelerde on dört adet 14.40 metre yüksekliğinde kolonlarla çevrelenmiştir. Mozole cephesinde solda Atatürk’ün Türk gençliğine hitabı, sağda ise cumhuriyetin kuruluşunun 10′ncu yıl dönümünde söylediği nutuk taş kabartma üzerine altın yaldızla yazılıdır.

   

ŞEREF HOLÜ 

 

Şeref Holü’ne bronz kapılardan girilir. Girişte sağda Atatürk’ün 29 Ekim 1938 tarihli Türk Ordusu’na son mesajı, solda ise ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İNÖNÜ’nün Atatürk’ün ölümü üzerine 21 Kasım 1938′de Türk Milleti’ne söylediği taziye mesajı yer almaktadır. Girişin tam karşısında pencerenin yer aldığı nişin içinde, Atatürk’ün sembolik lahdi bulunmaktadır. Lahit taşı 40 ton ağırlığında tek parça mermerden olup Osmaniye ilinden getirilmiştir. Lahitin yer aldığı bölüm ise beyaz Afyon mermeri ile kaplıdır. Şeref Holü’nün zemini Adana ve Hatay’dan, duvarlar ise Afyon ve Bilecik’ten getirilen kırmızı, siyah, yeşil ve kaplan postu mermerlerle kaplanmıştır. 27 kirişten oluşan tavan ve yan galeri tavanları Türk halı ve kilim desenlerinden oluşan altın yaldızlı mozaik ile süslenmiştir. Tavan yüksekliği 17 metre olup, yan duvarlarında 12 adet meşale bulunmaktadır. Mozole yapısının üstü, düz kurşun çatı ile örtülüdür.

MEZAR ODASI 

 

Atatürk’ün aziz naaşı Mozole’nin zemin katında doğrudan toprağa kazılmış bir mezarda bulunmaktadır. Mozole Şeref Holü’ndeki sembolik lahit taşının tam altında bulunan mezar odası Selçuklu ve Osmanlı mimari stilinde sekizgen planlı olup, piramidal külahlı tavanı geometrik motifli mozaiklerle süslenmiştir. Zemin ve duvarlar siyah, beyaz, kırmızı mermerlerle kaplanmıştır. Mezar odasının ortasında kıble yönünde kırmızı mermer sanduka yer almaktadır. Sandukanın çevresinde bütün illerden, K.K.T.C.’ den ve Azerbaycan’dan gönderilen toprakların konulduğu pirinç vazolar bulunmaktadır

İSMET İNÖNÜ LAHDİ 

 

25 Aralık 1973 yılında vefat eden ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İNÖNÜ’nün Batı revakında sembolik lahdi, alt katta ise gerçek mezar odası bulunmaktadır. İsmet İNÖNÜ Anıtkabir’e Bakanlar Kurulu Kararı ile 28 Aralık 1973′de defnedilmiştir.

SİNEVİZYON SALONU 

 

60 kişilik kapasiteye sahip salonda Anıtkabir, Atatürk ve Millî Mücadele konulu belgesel filmler gösterilmektedir. Salon Mehmetçik Kulesi’nde yer almaktadır.

HATIRA EŞYA SATIŞ SALONU  

Burada, Anıtkabir, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı’yla ilgili kitaplar, CD’ler ve hatıra amaçlı eşyalar satılmaktadır. Satış Salonu Müdafaa-i Hukuk Kulesi’nde yer almaktadır.

ANITKABİR KİTAPLIĞI 

Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi Komutanlığı Karargâhı içinde Anıtkabir Kitaplığı bulunmaktadır. Atatürk, Millî Mücadele ve İnkılâplar konulu Türkçe ve yabancı dillerde kitapların bulunduğu bir “ihtisas kitaplığı” olarak araştırmacı ve okuyucuya hafta içi 09.00-12.30 / 13.30-17.00 saatleri arasında hizmet vermektedir.

Çubuk Karagöl

Adını ağaçların gölgesinden alan göl Karagöl

Siyasetin ve kentleşmenin grileştirdiği başkent Ankara, bakir yüzünü Karagöl’de saklıyor. Şehrin Çubuk İlçesi sınırlarında yer alan ve birçok kentlinin adını dahi duymadığı küçük krater gölü, dört mevsim farklı güzellikler barındırıyor. Fotoğraf meraklıları pek çok güzel kare yakalayabilir. Karagöl’de balık tutabilir, mangal keyfi yapabilir, göl manzaralı odalarda konaklayabilirsiniz.

Çubuk Karagöl
Karagöl, Ankara’ya 68 kilometre mesafede bir krater gölü. Çubuk İlçesi sınırları içinde, Kavak Dağı ile Yıldırım Dağı eteğinde. 22 hektarlık küçük bir alanı kaplasa da, bu alanda mor çiğdeme bile rastlayabileceğiniz 45 çeşit bitki türü barındırıyor.

Ankara’dan yola çıktıktan 39 kilometre sonra Çubuk’ta bir mola verebilirsiniz. Çubuk adına tarihte ilk kez 1402’deki Ankara Savaşı ile rastlıyoruz. Osmanlı Sultanı Yıldırım Beyazid, Çubuk Ovası’nda boyun eğiyor Timur’a. Tarihsel önemini bu savaştan alan kasaba, ilk kez 1902 yılında ilçe merkezi yapılıyor. Çubuk ve civarı Anadolu’nun Türkler tarafından fethi sırasında ilk ele geçen yerlerden. Bölgeyi, Selçuklu komutanlarından Çubuk Bey ele geçiriyor. Çubuk isminin de buradan geldiği söyleniyor.

KENTİN SEMBOLÜ TURŞU

Çubuk, sokak taşları, kent merkezindeki sakin yaşamı ve gelenekleriyle tipik bir Anadolu kasabası. İlçeyi hatırlatan en önemli özelliği ise turşusu. Bölgenin meşhur ürünü olan küçük salatalıklar, şehrin sembolü olarak karşımıza çıkıyor. Hatta Çubuk Belediyesi iki yıldır eylül ayında Turşu Festivali bile düzenliyor. Ev yapımı içinde katkı maddesi barındırmayan turşuları, Çubuk Karagöl güzergahı boyunca yol üzerinde bulmak mümkün.

Çubuk’ta verilen molanın ardından Karagöl için 29 kilometre daha katetmek gerekiyor. İlçeden sonra virajların arttığını ve rakımın yükseldiğini hatırlatmakta fayda var. Belediyenin hazırladığı Karagöl levhaları rahat bir yolculuk sunuyor. Karagöl, 68 kilometrelik yolculuğun ardından kucak açıyor misafirlerine. Köy Hizmetleri, tüm kış koşullarına rağmen yolu açık tutuyor.

Mesire alanına araç başına ücret alınıyor. Otomobil 6, minibüs 12, otobüs ise 33 YTL. Ziyaretçileri, mesire alanını ve göldeki tek restoranı işleten, bakımını yapan Durali Balcı karşılıyor. Karagöl’ün sekiz kilometre yakınındaki Yıldırımevci Köyü’nden olan Balcı, oğulları, gelinleri ve torunları ile birlikte 12 yılını buraya vermiş. Ziyaretçilerin pek çoğu 64 yaşındaki Durali Amca ile sohbet etmeden geri dönmüyor evine.

DURALİ AMCA’NIN ODUN SOBASI

Sabah kahvaltısını Durali Amca’nın evinden getirdiği köy yapımı tereyağ, bal, yumurta, çökelek, turşu ve bazlama ile yapabilirsiniz. Öğle yemeğinde ise et çeşitleri ve kiremitte canlı alabalık keyfi sunuluyor. Yemeklerin fiyatı 8 YTL civarında. Sıcak havalarda kullanılan göl manzaralı bir balkonu var mekanın. Soğuk günlerde ise ahşap ağırlıklı salaş iç mekanda yemek yeniyor. Restoranın tam ortasında bir odun sobası duruyor. Durali Amca sobanın üzerinde bazlamaları ısıtıp, kestane de pişiriyor konuklarına.

Karagöl doğa güzelliğiyle dört mevsim eşsiz bir manzara sunuyor. Baktığınız her köye tuval hissi veriyor. Kışın bembeyaz, bahar aylarında yeşil ve sarının her tonunu bulmak mümkün. Bu nedenle fotoğraf sanatçılarının ve dağcıların da uğrak yerlerinden birisi.

Göle adını üzerine yansıyan ağaçların gölgesi veriyor. Derinliği yer yer 80 metreyi buluyor. Çevresinde buz mağaraları var. Gölün yavaş yavaş donduğu ilerleyen günlerde, üzerinde mangal yapma imkanı da olacak. Göl, olta balıkçılığı yapmaya elverişli. 15 – 20 kiloluk sazanlar tutulduğu oluyor.

Göl kenarındaki ormanın içinde kaynak sularına rastlayacaksınız. Bu sular çıkış noktasında oldukça soğuk. Hatta kayaların aralarından çıkan suyun son derece soğuk olmasından dolayı yaz aylarında dahi donduğu görülüyor. Tepelerde yazın bile kara rastlanıyor.

FUTBOL SAHASI BASKET POTALARI

Gölün çevresinde 200 piknik masası bulunuyor. Masaların hepsi göle sıfır durumda. Mangal keyfinin yanı sıra, gölün 1.5 kilometrelik çevresi doğa yürüşü yapmak için de oldukça ideal. Balcı Ailesi, futbol sahası, basketbol potaları, voleybol filesi koyarak spor yapmak isteyenleri de düşünmüş. Çocukların eğlenebilmesi için kaydıraklar ve tahterevalliler de bulunuyor.

Her iki tarafı yamaçlarla çevrili, etrafı çam ve dağ kavağı ile kaplı olan Karagöl için doğal terapi alanı denebilir. Şehrin gürültüsünden uzaklaşıp, kafasını dinlemek isteyenler için ideal. 24 saat bölgede bulunan jandarma sayesinde güvenlik sorunu yaşanmıyor. Siyaset ve diplomasi dünyasından pek çok isim de haftasonu kaçamağı için Karagöl’ü tercih ediyor.

Durali Balcı, Karagöl’e gelerek konaklamak isteyenler için altı kişilik aileyi ağırlayabilecek büyüklükte bir kulübe yapmış. Göl manzarasını yüksekten görüyor. Sıcak suyu, mutfağı ve buzdolabı var. Gecelik fiyatı 50 YTL. Restoran ve kalacak yer rezervasyonu yapmak için (312) 833 23 93 numaralı telefonu aramak gerekiyor.

NASIL GİDİLİR?

Karagöl’e Ankara çıkışında TEM otoyolu Samsun bağlantısına girdikten sonra Esenboğa Havaalanı yolundan gidilerek ulaşılıyor. Çubuk ayrımından sola dönerek Karagöl rotasına giriyorsunuz. Karagöl’e ulaşmak için toplu taşıma aracı bulunmuyor. Ancak Çubuk’a kadar Ankara’dan dolmuşla gidebilirsiniz.

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=5652158

Mavi Göl

Bayındır Barajı Mavi Göl, uzun bir süre Ankara’nın içme suyu ihtiyacını karşılamış olup, zaman içerisinde bu ihtiyacı karşılayamaz hale gelmiştir.Yoğun çabalar sonunda, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne devredilen Bayındır Barajı, büyük bir rekreasyon alanına dönüştürülmüş ve baraj içindeki 6.5 milyon m3′ lük su masmavi renginden esinlenerek “Mavi Göl” adını almıştır.Bayındır Barajı Mavi Göl Projesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından yapılmıştır.

Bayındır Barajı Mavi Göl Rekreasyon Alanı; 85.000 m2 Yeşil Alan, 180.000 m2 Sert Zemin, 1.254.271 m2 Piknik Alanı ve 601.423 m2 Su Alanı ile toplam 2.120.694 m2‘lik alan üzerine kuruludur.

Rekreasyon Alanında;

Piknik Alanları
At Maneji,
Çocuk Oyun Alanları,
Spor Alanları,
Marina ve İskeleler
Araç ve Yaya yolları,
Çay bahçeleri, WC ‘ler bulunmaktadır.

Mavi Göl, hem sahip olduğu doğal güzelliği hem de yapılan çevre düzenlemeleriyle eşsiz bir görünürne sahip olmuştur.

Mavi Göl Park Alanında, Ankara’nın simgesi haline gelen Ankara Keçilerini de görmek mümkün olmuştur.

Büyük bir emeğin ürünü olan Mavi Göl, görülmeye değer olup tüm Ankaralıların hizmetine sunulmuştur.

 
Mavi Göl Yaz gösterisi için tıklayınız.
 
 
Mavi Göl Bahar gösterisi için tıklayınız.
 

 
Mavi Göl Kış gösterisi için tıklayınız.
 
ABB Portal Sayfası Mavi Göl Rekreasyon Alanı Sayısal Verileri
Yapımyılı Sorumlu M2 İlçesi
2005 A.B.B. 2.130.000 MAMAK
İletişim Bilgileri
Adres: Kayaş 1.Cadde Samsun Yolu 12 Km. Ankara
Web: http://www.mavigolparki.com
Tel: (0090) 312 317 96 96
Fax: (0090) 312 317 97 29

 

Kaynak: http://www.ankara.bel.tr/AbbSayfalari/Parklar/Mavigol.aspx

ankara rehberi